Özel Öğrenme Güçlüğü Bir Hastalık Değil, Bir Farklılıktır
Özel Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG), bir bireyin zihinsel kapasitesi normal ya da üstün olmasına rağmen, bilgiyi işleme süreçlerinde yaşadığı yapısal bir farklılığı ifade eder. Genellikle okul döneminin başlamasıyla fark edilen bu durum, beynin dili anlama, yazılı sembolleri çözme veya matematiksel mantığı yürütme alanlarındaki nörolojik iletim hızının farklılığından kaynaklanır. Toplumda yanlış bilinenin aksine, bu durum bir zeka geriliği veya psikolojik bir travma sonucu oluşmaz. ÖÖG’li çocuklar genellikle çok yaratıcı, pratik çözüm üretebilen ve görsel hafızaları oldukça kuvvetli bireylerdir. Ancak akademik sistemin dayattığı 'standart öğrenme metodolojisi' bu çocukların beyin yapısına uygun olmadığı için öğrenme süreçleri sekteye uğrar. Bu durumun erken fark edilmesi, çocuğun okul hayatında yaşayacağı ikincil psikolojik sorunların (özgüven kaybı, depresyon, okul reddi) önüne geçilmesinde en kritik faktördür.
ÖÖG'nin Alt Türleri ve Ortak Belirtiler
Özel öğrenme güçlüğü tek bir tipte görülmez; genelde Disleksi, Disgrafi ve Diskalkuli başlıkları altında toplanır. Ancak bu bozukluklar nadiren tek başlarına bulunurlar; genellikle birbirlerine eşlik ederler. Örneğin, okuma güçlüğü çeken bir çocukta aynı zamanda el-göz koordinasyonu sorunları nedeniyle yazma güçlüğü de görülebilir. Ortak belirtiler arasında; sağ ve sol kavramlarını karıştırma, ayakkabı bağcığı bağlama gibi motor becerilerde gecikme, günleri ve ayları sırayla söylemekte zorlanma, yön bulma sorunları ve kısa süreli hafıza güçlükleri yer alır. Bu çocuklar bilgiyi öğrenirler ancak bu bilgiyi geri çağırma ve kağıda dökme aşamasında 'işlemleme hızı' engeline takılırlar.
Ne Yapmalıyım? İzlenmesi Gereken Yol Haritası
Çocuğunuzda bir öğrenme farklılığı sezdiğinizde ilk adımınız 'etiketleme' yapmadan profesyonel bir değerlendirme istemek olmalıdır. İlk durak her zaman bir Çocuk ve Ergen Psikiyatristi olmalıdır. Uzmanlar, tıbbi muayene ve çeşitli nöro-psikolojik testler (WISC-4, MOXO vb.) aracılığıyla tanılama yaparlar. Tanı sonrasında Rehberlik Araştırma Merkezleri (RAM) ile iletişime geçilerek çocuğun okulda Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı (BEP) alması sağlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki, ÖÖG'nin en etkili ilacı, çocuğun öğrenme stiline göre şekillendirilmiş, oyun temelli ve duyular arası geçişleri destekleyen bir özel eğitim programıdır. Ailelerin en büyük görevi ise, çocuğun güçlü yanlarını keşfetmesine yardımcı olarak akademik zorluklar altında ezilmesine izin vermemektir.